Kolon Kanseri

1. Kolon Neresi? Ne işe Yarar?

Çekumdan, rektuma kadarki bağırsak kısmıdır. Ana görevi dışkılardan suyu çıkarmaktır. Memelilerde çekum, çıkan kolon, transvers kolon, inen kolon, sigmoid kolon ve rektum bulunur. Çekumdan transvers kolonun ortasına kadarki kolon kısmına sağ kolon, kalan kısma ise sol kolon denir.

Sindirim: Sindirim işleminden sonra kalın bağırsağa gelen atıklar içindeki suyun geri emilimini tamamlayan kısımdır. Bu görev, besinlerin, su ve elektrolitlerin emilimi, sindirilemeyen kısmın dışkı olarak vücuttan atılımını sağlar.

Bağışıklık: Kolon, bağışıklık sisteminin önemli bir parçasıdır. Kolon duvarlarında bulunan lenfoid doku, vücudun enfeksiyonlara karşı korunmasına yardımcı olur.

Atık atımı: Kolon, sindirimin son evresinde oluşan atıkların vücuttan atılımını sağlar.

2. Kolon Kanseri Önlenebilir mi?

Kolorektal kanseri önlemenin kesin bir yolu yoktur, ancak tarama sayesinde anormal hücreleri kansere dönüşmeden önce bulabiliriz. Kontrol edebileceğiniz risk faktörlerini değiştirerek kolorektal kanser riskinizi de azaltabilirsiniz.

3. Kolon kanseri için değiştirebileceğimiz risk faktörleri neler?

a. Aşırı kilolu veya obez olmak: Fazla kilolu olmak insanlarda kolorektal kanser riskini artırır. Ancak bu bağlantı erkeklerde daha güçlü görünmektedir.

b. Şeker hastalığı (Tip 2): Tip 2 diyabetli kişilerin kolorektal kansere yakalanma olasılığı, olmayan kişilere göre daha yüksektir.

c. Bazı diyet alışkanlıkları: Kırmızı etler (sığır eti, domuz eti, kuzu eti) ve işlenmiş etler (sosisli sandviç, bazı öğle yemeği etleri) açısından yüksek olan uzun süreli bir diyet, kolorektal kanser riskini artırabilir. Etleri çok yüksek sıcaklıklarda pişirmek (kızartma veya ızgara) de riski artırır.

d. Düşük D vitamini düzeyi: Kandaki düşük D vitamini düzeyine sahip olmak riski artırabilir.

e. Sigara içmek: Kolorektal kanser riskini artırır.

f. Alkol kullanımı: Kolorektal kanser, orta ila ağır alkol kullanımıyla ilişkilendirilmiştir. Hafif ila orta derecede alkol bile bazı risklerle ilişkilidir. Alkol kullanmamak en iyisidir.

g. Sağlıklı beslenme: Bol miktarda meyve, sebze ve tam tahıl içeren, kırmızı ve işlenmiş etlerden kaçınılan bir diyet izlenmesi riski azaltır.

4. Kolon kanseri için değiştiremeyeceğimiz risk faktörleri neler?

a. Yaşınız: 50 yaşından sonra risk çok daha sık görülür.
b. Irk ve etnik geçmişiniz: Afrika kökenli Amerikalılar arasında risk daha yüksektir.
c. Doğumda cinsiyetiniz: Erkeklerde bu hastalıktan ölüm olasılığı kadınlara göre daha fazladır.
d. Kolesistektomi: Safra kesesi ameliyatı (kolesistektomi) kişilerin kolorektal kansere yakalanma riskini biraz daha artırabilir.
e. Kişisel kolorektal polip veya kanser öyküsü: Adenomatöz polip (adenom) geçmişi varsa risk daha yüksektir.

5. Ailemde kolorektal kanser yok, bende risk var mı?

Bu konu ile ilgili basit bir cümle var ve bilimsel niteliği yüksek:
Kolorektal kanserli hastaların 1/3’ünde aile hikayesi mevcut. Buna tam tersi bakarsak, 2/3 hasta da aile hikayesi yok.

6. Kolon kanseri riskini azaltmak için diyetin etkisi nasıldır, nelere dikkat etmeliyim?

Diyetinizi ve fiziksel aktivitenizi düzenleyerek kolorektal kanser riskinizi azaltabilirsiniz.

Kilo: Aşırı kilolu veya obez olmak hem erkeklerde hem de kadınlarda kolorektal kanser riskini artırır. Ancak bu bağlantı erkeklerde daha güçlü gözükmektedir.

Fiziksel aktivite: Daha aktif olmak kolorektal kanser ve polip riskinizi azaltır. Düzenli orta ila şiddetli aktivite riski azaltabilir.

Diyet: Genel olarak sebze, meyve ve tam tahıllardan zengin, kırmızı ve işlenmiş etlerden fakir diyetler muhtemelen kolorektal kanser riskini azaltır.
Çalışmalar, kırmızı et (sığır, domuz, kuzu eti) ve işlenmiş etlerin (sosis, sandviç etleri) risk artırdığını göstermektedir.
Ayrıca, lif açısından zengin diyetlerin kolorektal kanser riskini azalttığı düşünülmektedir.

Alkol: Alkol tüketimi kolorektal kanser riskini artırabilir. Özellikle alkol alımını sınırlamak önemlidir.

Sigara bırakma: Sigara kullanımı kolorektal kanser riskini artırır, sigarayı bırakmak riski azaltabilir.

7. Kolon kanseri riskini azaltmak için vitaminlerin etkisi var mı?

Folat (Folik asit): Bazı çalışmalar, folik asit içeren günlük multivitamin almanın kolorektal kanser riskini azaltabileceğini öne sürse de, tüm çalışmalar bunu doğrulamıyor. Aslında bazı çalışmalar folik asidin mevcut tümörlerin büyümesine yardımcı olabileceğini ima ediyor. Bu nedenle daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.

D Vitamini:
Bazı araştırmalar, güneşe maruz kalmaktan veya D vitamini haplarından alabileceğiniz D vitamininin kolorektal kanser riskini azaltabileceğini öne sürüyor.
Düşük D vitamini düzeylerinin diğer kanserlerle birlikte kolorektal kanser riskinin artmasıyla ilişkili olduğu gösterilmiştir.
Ancak aşırı güneşe maruz kalmak cilt kanserine neden olabileceği için, bu yöntemin kanser riskini azaltmanın bir yolu olarak önerilmesi zordur.

Kalsiyum:
Düşük kalsiyum düzeylerinin kolorektal kanser riskini artırabileceği öne sürülmüştür.
Artan kalsiyum alımının ise kolorektal adenomların tekrar etme riskini azaltabileceği bazı çalışmalarda belirtilmiştir. Ancak kalsiyumun bu etkileri hâlâ araştırılmaktadır.

Magnezyum:
Özellikle kadınlarda magnezyum açısından zengin bir beslenmenin kolorektal kanser riskini azaltabileceği öne sürülmüş, ancak bu konuda da daha fazla araştırma gereklidir.

8. Bazı ağrı kesicilerin koruyucu olduğunu duyuyoruz, doğru mu?

Evet, ancak dikkatli olunmalıdır:
Birçok çalışma, düzenli aspirin veya ibuprofen (Motrin, Advil) gibi nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar (NSAID) kullanan kişilerin kolorektal kanser ve polip riskinin daha düşük olduğunu göstermiştir.
Ancak, aspirin ve diğer NSAID’ler mide tahrişi, mide ülseri veya ciddi kanamalara neden olabilir. Bu yan etkiler, bu ilaçların faydalarını gölgede bırakabilir.
Amerikan Kanser Derneği, eğer bir risk altına girmiyorsanız, bu ilaçları koruyucu amaçla kullanmayı önermemektedir.

9. Kolon kanseri taraması neden önemli?

Tam anlamıyla önlenebilir diyemeyiz, ancak erken teşhis ile kanserin daha erken evrede yakalanması veya kanser öncesi lezyonların tespiti mümkündür.
Bu sayede 5 yıllık sağ kalım oranı %90’ların üzerine çıkmıştır. Ancak hâlâ toplumun yalnızca küçük bir kısmı tarama yaptırmaktadır.

10. Kolon kanseri için tarama testleri nelerdir?

İki tür test vardır:
Dışkı bazlı testler:
Bu testler dışkıda kanser belirtilerini kontrol eder.
Daha az invaziftir ve kolay yapılabilir. Ancak daha sık yapılmaları gerekir.
Görsel (yapısal) muayeneler:
Kolon ve rektumun yapısında anormal alanlar olup olmadığını kontrol eder.
Bu işlemler rektuma yerleştirilen bir tüp (küçük bir video kameraya sahip bir cihaz) veya özel görüntüleme (röntgen) yöntemleriyle yapılır.

11. Gaytada gizli kan testi nedir?

Dışkıda gizli kan testi, sindirim sisteminizdeki sorunları tespit etmeye yarar.
Dışkıda küçük miktarda kan bulunabilir ve bu test kimyasal maddeler kullanılarak kan varlığını saptar.
Pozitif bir test sonucu kolonunuzda polip veya kanser olabileceğini gösterebilir, ancak bu her zaman kanser anlamına gelmez. Bazı durumlarda daha az ciddi sağlık sorunlarına işaret edebilir.

12. Gaytada gizli kan testi yaptırdım, pozitif geldi. Neden olabilir?

Kolonun iyi huylu (kanserli olmayan) veya kötü huylu (kanserli) büyümeleri veya polipleri.
Hemoroitler (anüs ve rektumun alt kısmındaki damarların yırtılması sonucu oluşan kanamalar).
Anal fissürler (anüsün astarında çatlaklar veya yarıklar).
Bağırsak enfeksiyonları veya inflamasyona neden olan diğer durumlar.
Kesinlikle evet…
Bu testler kanserli polip bulmada yalnızca %40 ila %50 oranında başarılı olurken, kolonoskopinin %95’in üzerinde başarılı olduğunu söylüyor.
“Bu, gerçekten orada olan bir şeyi bulma yeteneğinde önemli bir fark.”
Hatta enteresan bir çalışma da şunu gösteriyor: Gaytada gizli kanı olup kolonoskopi yaptırmamış hastalar, yaptırıp kanser bulunanlara göre daha kötü seyrediyor.